NTV ekibi Zincirleme Reaksiyon’da anlattı. Ateş hattında 40 gün

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta İsrail’e giden NTV muhabiri Osman Terkan ve NTV kameramanı Cüneyt Ali Horozal, gözlemlerini Zincirleme Reaksiyon’da paylaştı.
Çevre & Yaşam - Nisan 11, 2026 3:00 pm

Gündemi ve hayatı takip eden konu başlıklarını ele alan ve her cuma akşamı izleyici karşısına çıkan Zincirleme Reaksiyon’un bu haftaki konu başlıklarından biri ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş oldu.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın en sıcak günlerinde, füzelerin gölgesinde tam 40 gün geçiren NTV muhabiri Osman Terkan ve NTV kameramanı Cüneyt Ali Horozal, yurda döndükten sonra Zincirleme Reaksiyon’da bölgedeki gözlemlerini paylaştı. Halkın sığınak disiplininden, Türk gazeteci oldukları için sahada karşılaştıkları baskılara kadar dikkat çeken detaylar paylaştılar.

ATEŞ HATTINDA GEÇEN 40 GÜNDE NELER OLMUŞTU?

İsrail’de savaşın ilk haftası ile ateşkes öncesi süreç arasında halkın psikolojisi tamamen değişti. Osman Terkan, sahadaki sığınak disiplinini şu sözlerle aktarıyor:

“Hava savunma sistemlerine olan bir güven ve sahip oldukları o sığınak kültürü var. Bunu sistematik olarak harfiyen uyguluyorlar. Her saat ne zaman siren çalsa; markette, restoranda nerede olurlarsa olsunlar işlerini bırakıp en yakın sığınağa gidiyorlar. Ölü sayısının az olmasının en temel sebebi bu sığınak kültürüdür.”

“İLK HAFTA GÜVEN, SON HAFTA KORKU”

Ancak İran’ın taktik değişikliği bu güveni sarstı. Terkan, son haftadaki kırılmayı şöyle özetliyor:

“Hava savunma sistemlerinin delindiğini gördüler. Çok başlıklı füze sistemi kullanılmaya başlayınca savunma sistemleri engelleyemedi. Haliyle Tel Aviv’in göbeğine o bombaların düşmesi panik seviyesini yükseltti. İlk başlarda bir rahatlık ve güven vardı ama son haftalarda tamamen korku hakimdi.”

Sahadaki anketleri de takip eden Terkan, savaş uzadıkça Netanyahu’ya olan siyasi desteğin düştüğünü vurguluyor:

“Savaş politikası konusunda Netanyahu’ya destek yüzde 82’ydi ama savaşın ikinci haftasından itibaren 70’lere kadar düştü. Çünkü savaş uzadıkça sosyal yaşam kilitleniyor. İsrailliler, ‘Bir an önce sonuca ulaştırın, artık hayat normale dönsün’ diyorlar.”

“İŞİMİZİ YAPABİLMEK İÇİN SESSİZ KALDIK”

16 yıldır NTV çatısı altında pek çok cephede görev yapan kameraman Cüneyt Ali Horozal için bu görev, diğerlerinden farklı bir zorluk barındırıyordu. Horozal, yaşadığı baskıyı şu cümlelerle anlatıyor:

“Beni en çok zorlayan, olay yerine gittiğimizde karşılaştığım tepkiydi. İnsanlar kaçar, korunaklı yerlere gider ama burada bir şekilde av var. ‘Nerelisin?’ diye uyruğumu soruyorlar. Orada Türk olman, Türk pasaportunun olması sorun çıkardı.”

Horozal, sahada hedef olmamak için aldıkları teknik önlemi ise şöyle açıklıyor:

“İlk kez bu kadar uzun süre yaka mikrofonu kullandım. Çünkü el mikrofonuyla ne anlatıyor, hangi uyruktan kim, bize doğruyu mu söyledi diye müdahale oluyor. Vatandaşlar sizi telefonla çekip polise ihbar ediyor. En iyi şekilde işimizi yapabilmek için sessiz kaldık ve işimizi yaptık.”

BENZER HABERLER